19 Ağustos 2016 Cuma

MUTLU BİREYLERİN SAYISINI NASIL ÇOĞALTABİLİRİZ?

Rev-2
MUTSUZ BİREYLERİN SAYISINI NASIL AZALTABİLİRİZ? 
SEÇİMLERİMİZİN NE KADAR BİZİM? DAVRANIŞLARIMIZIN GENETİK, ÇEVRESEL ve GEN-ÇEVRE ETKİLEŞİMLİ KÖKENLERİ NELER OLABİLİR?






SONUÇLAR
VAROLUŞUMUZ; Fiziksel, hormonal, nörolojik, psikolojik, sosyal, … = düşünce, duygu ve  davranışlarımız

Düşüncelerimiz duygularımızı ve dolaysıyla davranışlarımızı etkiler!

MUTSUZLUKLARI ve MUTSUZ BİREYLERİN SAYISINI NASIL AZALTABİLİRİZ?

(1) Düşünme biçimlerimizi irdeleyerek

YANLIŞ DÜŞÜNME(Duyguların etkisinde):
·         Koşullama
·         Etiketleme; sabitleme
·         Abartma; Genelleme – Büyütme – Küçültme
·         Seçici Odaklanma
·         Sürekli yargılama
·         Suçlama - Savunma

DOĞRU DÜŞÜNME(Gerçeklerin etkisinde) 
·         Neden – Sonuç ilişkilerini irdeleyerek:
o   Kesintisiz, yanlışlanabilir adımlar halinde(önce kendinden; kendini atlarsa diğerlerini koşullamaya girer)
o   En önemliden başlayıp seçerek(etik değerler açısıyla bakarak)
o   Gerçek ve Doğruların farklı olabileceği
    o Önceliğin her zaman gerçeğe verilmesi 

DOĞRU DÜŞÜNME kavramı için sağdakini TIK: DOĞRU DÜŞÜNME


(2) Lütfen sağdakini TIK: ETG


Devam edecek…

27 Temmuz 2016 Çarşamba

NADİR DURUMLARA BİLİMİN; Bilim İnsanlarının vd İnsanların İLGİSİ NASIL? NEDEN?

BİLİMİN NADİR SANILAN DURUMLARA İLGİSİ NEDEN BU KADAR AZ?

Bir iki yıl önceki özel bir gözlemim ve çeşitli ülkelerde olup bitenlere bakınca şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:
(1) "NADİR sanılan HASTALIKLAR az sayıda kişinin sorunu olduğu düşünce kalıbı nedeni ile ARAŞTIRILMASI ve ETKİLENEN ÇEVRELERE DESTEK OLUNMASI İÇİN YATIRIM YAPMAYA DEĞMEZ!
(2) Bu kalıbı kıran tek tük NADİR bir kaçVAKA mutlaka çok zengin ve ünlü birilerinin yakınında gerçekleşmiştir.
GENEL: Sorun haline dönüşen NADİR VAKALARIN çoğu nasıl olsa dünyadaki eşitsizliklerden kaynaklanageldiği için BİLİM vs bunu çözeMEZ(!) YARGISI! Vs, vs ve de vs..

Halbuki NADİR sanılandan elde edilebilecek bir çok bilgi-bulgu YAYGIN görünenlerin çıkmazlarını da ÇÖZEBİLİR! Öyle değil mi?

NADİR BİR ÇOK DURUMU MERAK EDECEK KADAR, sadece bilim insanı değil, her kesimden BİLİMSEL DÜŞÜNCE TUTKUNU, KAÇ KİŞİ VAR?

A.Şükran Demiralp, 27-07-2016

20 Temmuz 2016 Google haberlerinden: Nijerya; Rahma Haruna; 19 Yıldır Plastik Leğende Yaşıyor!









  

25 Temmuz 2016 Pazartesi

NEyiz?

Ne kadar biliyoruz? 
Nasıl daha çok öğrenebiliriz?....
A.Şükran Demiralp, 26-07-2016

"İnsan sahip olduklarının toplamı değildir, henüz sahip olamadıklarının ve sahip olabileceklerinin bütünüdür." 

 "Man is not the sum of what he has but the totality of what he does not yet have, of what he might have."@irvin_yalom

17 Temmuz 2016 Pazar

15 Temmuz Darbe Girişimi ve Bir Seçmen Olarak Düşüncelerim

Bir seçmen olarak düşüncelerim:
AKP, CHP, HDP, MHP pek çoğumuzu TBMM'de temsil eden partilerdir.
ORTAK BİLDİRİLERİNDEN ALINTI: "Meclis (TBMM) görevinin başındadır ve milletin meclisi, millete ve egemenliğine yönelik bu saldırıya girişenlere HUKUK İÇERİSİNDE bedelini en ağır şekilde ödetecektir. Türkiye'de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının en somut ispatı da bu ortak bildiridir.
Dört parti olarak, farklı görüşlerimiz olsa da hepimiz tüm milletvekillerimizle, tüm teşkilatlarımızla milli iradenin yanındayız, milli iradeye hep birlikte sahip çıkıyoruz ve ebediyen sahip çıkacağız. Milletimiz müsterih olsun."
Öncelikle NET BİLGİLERE ULAŞILMASI benim için önemlidir. Bunun için her türlü araştırma, konu ile ilgili YURT DIŞI ve İÇİ BAĞLANTILAR; doğrudan / dolaylı olanların tümü olarak, ORTAYA KONULMALIDIR. Bu konuda TBMM'deki ORTAK GÖRÜŞe göre de, HUKUK İÇERİSİNDE her türlü bağlantı ortaya çıkarılacak ve bedeli yine HUKUK İÇERİSİNDE ödetilecektir.
BAZI BİLGİLER
Vikipedi'deki bilgilere göre: DARBE'yi başlatanlar 1. ve 2. ORDU, Türk Hava Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı içerisinden BİLİNMEYEN SAYIDA ASKERLER olarak belirtilmektedir. Bu bilinmeyen sayıda askerinAK Parti-Gülen Hareketi çatışması kapsamında Ağustos ayında yapılacak olan Yüksek Askerî Şûra(YAŞ) toplantısında tasfiye edileceği öngörülen Gülen Hareketi'ne yakın çeşitli kademede askeri yetkililerin, bu tasfiyeyi önlemek ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ele geçirmek amacıyla başlatıldığı iddia edilmiştir. 
 "... darbe girişimi ve inisiyatif körelmesi meselesi.."CNN Türk TV kanalında, CHP milletvekili (eski asker) Dursun Çiçek’e, darbe girişimiyle ilgili olarak Ahu Özyurt son derece akıllı bir soru soruyor: “Genel Kurmay Başkanı’nın pasifiz edilmesi sonrasında, serbest durumda bulunan üst düzey bir komutan –örneğin 1nci Ordu komutanı- niçin önceden belirlenmiş bir yetki paylaşımı planı uyarınca inisiyatif almamıştır?” Soru kelime kelime tam böyle değil ama anlam tam böyle." Cevap ise çarpıcı: Eskiden olsa kullanırlardı, ama Balyoz ve Ergenekon davaları sonunda kimse inisiyatif kullanmak istemez olduKaynak: 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Alınacak Bir Ders
TBMM çelik irade gücünü LAİK, DEMOKRATİK , HUKUK DEVLETİNDEN ALMAKTADIR. Bu güce karşı gelenlere karşı yapılacaklar yine HUKUK DEVLETİ çerçevesinde olacaktır.
SAYGI, SEVGİ ve GÜVENLİ bir YAŞAM DİLEKLERİMLE..
Derleyen: A.Şükran Demiralp, 17-07-2016

16 Temmuz 2016 Cumartesi

FEYNMAN’ın yanılgısı var mı? VARsa, NE olabilir? YOKsa neden YOK?

FEYNMAN’ın yanılgısı var mı? VARsa, NE olabilir? YOKsa neden YOK?

ALINTI: “Ama ne yapıp edip kendimizi kandırmaMAyı; tam bilimsel bütünlüğe ulaşmayı, hiçbir derste özellikle anlatılan bir konu değildir. Sadece sizin ozmos yolu ile bunu kaptığınızı ümit ederiz.
Halbuki, ilk ilke kendimizi kandırmaMAmızdır. En kolay kandırılacak kişi insanın kendisidir. Kendimizi kandırmadığımızda diğer bilim insanlarını kandırmamız hiç kolay değildir. Ondan sonra artık herkes kadar dürüst olmanız yeterlidir.

Bilim için zorunlu olmayan, ama inandığım bir şey; bilim insanı olarak diğer insanlarla konuşurken onları yanıltmaMAmız. Size karınızı / kız arkadaşınızı kandırırken ya da buna benzer bir şey yaparken ne yapmanız gerektiğini söylemiyorum. O zaman bilim insanı olmaya çaba sarf etmiyorsunuz, sadece normal bir insan olmaya gayret ediyorsunuz. Bu sorunları size ve inançlarınıza bırakıyorum. Ben özel, ilave bir bilimsel bütünlükten bahsediyorum.  Bu yalan söylemek değildir, ama nasıl yanılmış olabileceğinizi de göstermek için gayret etmektir.“


* Kaynak: Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman, Richard P. Feynman, Alfa/Bilim

Derleyen: A.Şükran Demiralp,
16-07-2016

30 Haziran 2016 Perşembe

İnsanlığın ortak ÖZNİYET, VİZYON ve ÖZDEĞERLERİ konusu?

Bir arkadaşımın sorusu: Nasıl oluyor da tüm Dünya bir terör örgütünü ortadan kaldıramıyor? 



Silah vbg YOKETME türü teknolojiler artık doğrudan SAVAŞLARDAN çok / önce TERÖR ÖRGÜTLERİ ARACILIĞI İLE DENENİYOR da diyebiliriz. BEYNİ YIKANMIŞ, İRDELEMEKTEN KORKAN, BİLİME VE BİLİMSEL DÜŞÜNCEYE KARŞı ama BİLİMİN SADECE SONUÇLARINDAN BİRİ OLAN TEKNOLOJİ KULLANIMINA ÇILGINCA BİAT EDEN İNSANLARIN YOĞUNLAŞTIĞI COĞRAFYALAR DA CANLI LABORATUVAR gibi. ANCAK; atlanan başka ÇOK PEK çoookk durum var! GERÇEK: Bu ATEŞin büyüdükçe herkesi yakabileceği DÜNYACA GÖRÜLEBİLECEK Mİ?

Dünyada bu kadar eşitsizliğin; AÇLIK ve AŞIRI TOKLUK YELPAZESİNDE vbg bu kadar çok ucun varolmasının ÇÖZÜMÜNE KAÇ KİŞİ AKLINI YORMAKTA, ÇABASINI, her türlü GÜCÜNÜ katkı olarak verebilmekte???

Oğuz - Şükran Demiralp, 30 Haziran 2016


REV.2 , 2014 yılı verilerine göre TEMİZ SUya erişim: ".. dünya genelinde 768 milyon insanın temiz su kaynaklarına erişimi bulunmuyor." 

 " Akıllı telefonlarımız her an elimizin altında yer alırken UNICEF verilerine göre dünya genelinde 768 milyon insanın temiz su kaynaklarına erişimi bulunmuyor. 
UNICEF, Tap Project adı verilen projesi ile akıllı telefon kullanıcılarının telefonlarını kullanmadıkları her 10 dakika için bir çocuğun bir günlük su ihtiyacını karşılıyor. 
Projeye katılmak için kullanıcıların internet tarayıcı sayfasınauniceftapproject.org yazarak uygulamayı çalıştırmaları ve telefonlarını kullanmayı bırakmaları gerekiyor. Projenin sponsoru Giorgio Armani, projeye dahil olan kullanıcıların her on dakikalık telefonsuzlukları için UNICEF’e bağış yapıyor." 


REV 3. Alıntı; Nasıl yaşamalıyım?
"Sosyo-ekonomik-kültürel bakımdan gelişmiş toplumlarda da şiddetin bulunmadığı söylenemez. Bu toplumlarda gerçek sorun daha güçlü bir şiddettir; refahın, bolluğun, rahatın yarattığı şiddettir, amaçsız ve nedensiz şiddettir, zevk olsun diye yaratılan şiddettir: Jean Baudrillard bunu bir tür gelişmiş ülke hastalığı olarak niteler
Uygarlık yarattığı teknoloji ile şiddetin de kaynağı oluyorsa, İnsanın arzu ettiği bolluk ve gönenç içinde yaşama bile İnsanı şiddete götürüyorsa ne yapacağız? Sorun şiddette olamaz, sorunun yanıtını yaşama biçimimizde aramamız gerekiyor.
Soru insanın en temel sorusuna geri gitmek zorundadır. Nasıl Yaşamalıyım? Yaşamamı neye göre düzenlemeliyim?
Parlak - Görkemli, ama en karanlık, en kanlı dönem
Tarihi boyunca insan bu soruyla uğraştı. İnsanlığın en parlak, en görkemli dönemleri en kanlı, en karanlık zamanların hazırlayıcısı oldu. Bu paradigmanın hilesiydi ve bize en yakın, en görkemli örneği bu gün bile sık sık kendisine geri gittiğimiz Aydınlanma çağıydı. Bu çağda tehlikeyi görenlerden birine, J.J. Rousseau’ya göre, Uygarlık kötü değildi. Fakat İnsanlar olabilecek en kötü uygarlığı yaratmışlardı. İnsan başka uygarlık biçimleri ya da başka yaşama biçimleri yaratabilir ve orada kendine yaraşan biçimde yaşayabilirdi.
Yeni bir yaşama biçimini yaratmakNasıl yaşamalıyım, sorusuna yeni bir yanıt denemesidir. Günümüzde Siyaset Felsefesinin üzerinde çok çalışılan bir sorun alanı olması, ahlakla çalışmalarının yoğunlaşarak artması hep yeni bir yaşama biçimine duyulan sıkıntıdan kaynaklanmaktadır." Kaynak: http://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/insan-siddetli-varlik-yaratabilecegimiz-en-kotu-uygarliktayiz-2

15 Haziran 2016 Çarşamba

AŞIRI TÜKETİME HAYIR iç çamaşırı lastiklerinden başlayabilir!

İç çamaşırı, pijama, spor giysisi vbg lastiklerine dikkat ettiniz mi?
Hızlı üretmek için mi, nedense lastiği kumaşa dikiyorlar. Lastik bozulunca O giysi işlevsiz hale geliyor ve yenisini al!

Telefon konuşmalarımız, dakikalar ve dakikalar alıyor; nedni düşünce dağınıklığımızsa, önce düşünüp sonra konuşabiliriz.

Yazışmalar; dakikalar, saatler, günler sürüyor! Nedenleri konuların NETLEŞMEMESİ ise kısa yazarak YAZILANLAR üzerinden yazışabiliriz! Resmi konularda ise MUTLAKA ve MUTLAKA ortaya konan belgeler üzerinden irdeleyebiliriz.
 
Başka nedenler neler olabilir? Bunları NET açığa çıkarmaya çalışmadan enerjilerimiz boşa tükenmeye devam edecek gibi görünüyor...