9 Şubat 2019 Cumartesi

ETİK DEĞERLER ve UZMANLIK BİLGİSİ, KAZALARIN BELLEĞİ ve SINIRLARINI BİLEBİLME (1)

Genelde daire sahipleri mimarların – inşaat mühendislerinin tasarım planını beğenmeyip kendi düzenlemeleri ile ara duvarları vb yıkarlar. Saçını, tırnağını kendi kesmekten ürken bir çok kişi duvarları vb yıktırmaktan hiç ürkmez? 

 

Diğer bir yaygın uygulamayı binaların üst katlarında görürüz. Üst katların planı orta katlarla aynı olsa da, daha pahalıya satılmaya çalışılır. Çünkü denir ki; “Belediye ruhsat verdikten sonra şu çatı katı aralığına dairenizden bir merdiven çıkacaksınız ve kullanımı size ait olacak. İsterseniz şurayı da yıkar, şuraya da ekler, istediğinizi yaparsınız. Bakın çatı arası bir daire gibi bu amaç için hazırlandı.”  Satan ve alan memnun, bu kural dışı uygulama gerçekleşir genelde. Onca inşaat mühendisinin emeği, proje, statik, hesap – kitap hiç kimsenin umurunda bile olmaz.

 

Bu da sağlam bir sitede apartmanların bodrumuna ne amaca hizmet ettiği anlaşılamayan “boru yap” emrini ne pahasına olursa olsun yerine getirmeyi görev bilmekle ilgili ki, işleri yaptırırken amacın ne olduğu, ne derece plan ve projeye uygunluğunu ve işi yapanı ne kadar denet(leyebi)liyoruz konusuna bir örnek olsun:

 

17 Ağustos depreminden sonra, bir site yöneticisi bir inşaat mühendisi ile bodrum katları tek tek gezer; çünkü İstanbul’un en sağlam konutlarından birinde yaşasalar da bodrumdaki kirişlerin bir kısmı kesilerek bknz linkteki fotoğraflardan "kirişten pis su borusu" benzeri: https://twitter.com/Paleosismolog/status/1183294664394313729/photo/1 
yerleştirilmiş borulara aklı takılmıştır?

 

İnşaat mühendisi böyle bir şey asla yapılmamalıydı der; boruları hemen söktürür. Önerisi ile kesilen demirlerin arasına demir parçaları kaynak yapılarak üstü beton ile sıvanır. İnşaat mühendisi böylece kirişlerin eski haline yakın kuvvetlendirildiğini söyler.

 

Ve belki binlerce örnekten birisi bu yakınlarda gündeme geliyor. Ruhsat alındıktan sonra üste birkaç kat çıkan, alt katı farklı amaçlarla kullanım için genişlesin diye kolonlarına zarar veren ve… bu değişiklikleri “yasallaştırmak” için imar barışına başvuran…vs?

 

Nasıl bu kadar umursamaz olunabiliyor? Sadece “cahillik” bu konuları açıklamaya yetmez. Çünkü yukarıdaki tablonun, en azından bazı sahnelerinin, benzerlerine hemen her kesimde rastlayabiliyoruz? 

 

Ve nedir bu "yap - boz " merakımız?

 

Devam edecek; Kentsel Dönüşüme Gerçek İhtiyaç Sahipleri mi başvuruyor? (2)

 

2017 yılından haber: “Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul depremiyle ile ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı. Özhaseki, ömrünü tamamlayan 4 fay hattının her an patlayabileceğini söyleyerek Kartal, Beykoz, Sarıyer, Avcılar ve Büyükçekmece'de risk olduğunu belirtti.”

 

10 Şubat 2019'da ekledim:  Belki de en başta etik değerler bilgisinin eksikliği = bana göre bağlantılı düşünememe, ve belki bunların bir sonucu olarak da umursamazlık; bilim dünyasında bile bunlar çokça :-( 

Bilim Dünyasından yakın geçmişten iki örnek aşağıdaki 
linktedir: "Bilginin kullanmak ve disiplinin ise uygulamak için olduğu gerçeği...":  https://asukrandemiralp1.blogspot.com/2018/12/kazalar-uzerine-ogretimden-cok.html

17 Ağustos  2019'da ekledim:(2) Akıl nerede? Rüşveti ver, ruhsatı al. Vicdan akılsızlığın altında ezilmiş; YOK! 

Şubat 2019'da çöken Yeşilyurt Ap. neden çöktü? 

10 Şubat 2019 tarihli Ulusal Gazetisi'ndeki haberde Yeşilyurt Ap. çökmesi ile ilgili her türlü sorumlu için savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu.  

20 Mart 2019: 


Anladığım kadarıyla herkes tahliye edilmiş:

https://www.ulusal.com.tr/gundem/istanbul-kartal-da-yesilyurt-apartmaninin-

neden-coktugu-raporda-belirtildi-h225896.html


https://www.facebook.com/asukran.demiralp/posts/10157760370578840 linki içindeki yorumlar yorumlar aşağıdaki yorum kısmına eklendi.

Ve "Kentsel Dönüşüm kimler içindi?" sorusunu A'dan Z'ye her kesim ve her birey kendisine sorabiliyor mu?

Elbette devam edecek...

A.Şükran Demiralp, 9 Şubat 2019

 




6 Şubat 2020'de eklendi: 


Kaynak: https://webdosya.csb.gov.tr/csb/dokumanlar/altyapi0007.pdf

30 Ekim 2020, İzmir’de deprem! Saat: 20:00 civarındaki haberlere göre en az 12 ölüm ve 500 civarı yaralı. Çöken apartman görüntüleri; bu apartmanlar hangi yıllarda yapılmıştı? Hiç mi kontrolden geçmediler?


"Depremin Yapılara Etkileri 
Deprem anında meydana gelen sarsıntılar, yeryüzünde yatay ve düşey yönde yer ivmeleri oluşturur. Ancak yapılar için önemli olan ivmeler, yatay yönde olanlardır. Bu ivmeler, yapılarda yatay atalet momentlerinin oluşmasına sebep olur. Yapıların depremde hasar görmemesi için, bu kuvvetlere dayanıklı olmaları gerekir. Yapılarda deprem sırasında meydana gelen yatay kuvvetler, yapının titreşim özelliklerinin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar ve bu durum, her yapı için farklı olur. Pratik olarak 5-10 kat arası betonarme binalar ağırlıklarına oranla en fazla yatay yüklere maruz kalırlar. 

17 ağustos depreminde, önceden bilinen konuların yapılaşmada göz önüne alınmadığı ortaya çıkmıştır. Mesela, dere yataklarındaki binaların tamamına yakını çökmüştür. Gerekli deprem dayanımına sahip olmayan çok katlı binaların sanayi tesislerinin neredeyse tamamı ya yıkılmış ya da onarılmayacak derecede hasar görmüştür. Buna karşın aynı bölgede zemin özelliklerini ve deprem tasarımı ilkelerini göz önüne alarak inşa edilen çok katlı toplu konut siteleri ve sanayi tesisleri hiç hasar görmemiştir. İzmit Büyükşehir Belediyesi tarafından tünel kalıp sistemiyle yaptırılan 2000 konutluk sitelerde depremden dolayı herhangi bir hasara rastlanmamıştır. 

Depremden sonra yerinde yapılan incelemelerde özellikle Adapazarı, Gölcük ve Yalova’da meydana gelen hasarların başlıca sebebinin zemin problemlerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bunun yanında ciddi ve bilimsel zemin araştırmalarına dayanan temel mühendisliği çözümlerinin uygulandığı projelerde; örneğin yumuşak zemin koşullarında kazıklı temel sistemlerine taşıtılan binalarda ve sanayi tesislerinde, fay hattına çok yakın olsa bile herhangi bir hasar meydana gelmemiştir. Özellikle Adapazarı’nda zemin koşulları elverişsiz ve yeraltı su seviyesi çok yüksek olduğu halde ağır yapıların bile tekil veya mütemadi temellerle taşıtıldığı yerlerde binaların farklı oturma yaptığı, devrildiği, yana yattığı veya zemin katların bodrum kata dönüştüğü tespit edilmiştir. Oysa yine Adapazarı’nda kazıklı temel üzerine yapılan Ziraat Bankası hizmet binası ve lojmanı, depremden hiçbir hasar görmemiştir. Ülkemizde elverişsiz zemin şartlarının ne tür sonuçlar doğurduğu, il defa bu depremde açık bir şekilde görülmüştür(BALKABAK,İ., FIRAT,S., APAY,A., 2000)."  http://kocaeli2007.kocaeli.edu.tr/kocaeli2005/deprem_sempozyumu_kocaeli_2005/4_yapi_ve_yerlesimler/d_27_yapim_teknolojileri/depreme_dayanikli_yapilarda_tunel_kalip_sisteminin_kullanilmasi.pdf

"İzmir depreminde yıkılan bir binanın anatomisi: Yanındaki bina ayakta kalırken Yılmaz Erbek Apartmanı neden yan yattı?"
BBC Türkçe'nin özel araştırması: https://twitter.com/bbcturkce/status/1328761067493842945

31 Ocak 2019 Perşembe

KEDİ HASTALIKLARI



(1) FIB (Feline Infectious Peritonitis)











(2) FIV (Feline Immunodeficiency Virus)
FIV Nedir? (Google Çevirisi)
Enfekte kedilerde, kedi immün yetmezlik virüsü (FIV) bağışıklık sistemine saldırır ve kediyi diğer birçok enfeksiyona karşı savunmasız bırakır. FIV ile enfekte olan kediler yıllarca normal görünse de, sonunda normal olarak zararsız bakteri, virüs, protozoa ve günlük ortamda bulunan mantarların potansiyel olarak ciddi hastalıklara neden olmalarına izin veren bu bağışıklık yetersizliğinden muzdariptir. FIV tanısı konmuş bir kedinin ortanca hayatta kalma süresi yaklaşık beş yıldır.
FIV ile enfekte olmuş kediler dünya çapında bulunur, ancak enfeksiyon prevalansı büyük ölçüde değişir. Amerika Birleşik Devletleri'nde, sağlıklı kedilerin yaklaşık yüzde 1,5 ila 3'ü FIV ile enfekte olmaktadır. Hasta veya yüksek enfeksiyon riski olan kedilerde oranlar oldukça yüksektir (yüzde 15 veya daha fazla). Isırmanın en etkili viral iletim yolu olması nedeniyle serbest dolaşım, agresif erkek kediler en sık enfekte olurken, yalnızca iç mekanda barındırılan kedilerin enfekte olma olasılığı daha düşüktür.
FIV için birincil aktarım modu ısırık yaralarından geçer. Sıradan, agresif olmayan temas, virüsü yaymanın etkili bir yolu olarak görünmüyor. Sonuç olarak, ev arkadaşlarının kavga etmediği istikrarlı sosyal yapıdaki hanelerdeki kediler, FIV enfeksiyonları yakalama riski çok düşüktür. Ender durumlarda enfeksiyon, enfekte olmuş bir ana kediden yavrularına yavrulara, genellikle doğum kanalından geçerken veya yenidoğan yavru kediler enfekte olmuş süt içtiğinde bulaşır. Cinsel temas, FIV yayılmasının önemli bir yolu değildir.
Klinik İşaretler
Enfeksiyon sırasında, virüs T-lenfositleri olarak bilinen beyaz kan hücrelerinde çoğaldığı yakındaki lenf düğümlerine taşınır. Daha sonra virüs vücuttaki diğer lenf düğümlerine yayılır, bu da genellikle ateşin eşlik ettiği lenf düğümlerinin genelleştirilmiş fakat genellikle geçici bir şekilde genişlemesine neden olur. Lenf bezleri büyük ölçüde genişlemedikçe bu enfeksiyon aşaması fark edilmeden geçebilir.
Enfekte bir kedinin sağlığı aşamalı olarak bozulabilir veya göreceli sağlık dönemleriyle serpiştirilmiş tekrarlayan hastalıklarla karakterize edilebilir. Bazen enfeksiyondan yıllar sonra ortaya çıkmaz, vücudun her yerinde immün yetmezlik belirtileri ortaya çıkabilir.
Kötü kat durumu ve iştahsızlık ile sürekli ateş , enfekte kedilerde sık görülür. Diş etlerinin (diş eti iltihabı) ve ağzının (stomatit) iltihaplanması ve cilt, gözler, idrar kesesi ve üst solunum yolu kronik veya tekrarlayan enfeksiyonları vardır. Kalıcı ishal , çeşitli göz koşullarında olduğu gibi bir sorun olabilir. Bazı enfekte kedilerde nöbetler, davranış değişiklikleri ve diğer nörolojik bozukluklar görülür .
Yavaş ancak ilerleyici kilo kaybı, FIV'li kedilerde sık görülür, bunu genellikle hastalık sürecinin geç dönemlerinde ciddi israflar izler. Etkilenen kedilerde birkaç çeşit kanser ve kan hastalığı çok daha yaygındır.
Teşhis
FIV enfeksiyonunu teşhis etmek için, FIV virüsüne karşı antikorların varlığı için kan örnekleri incelenir. FIV antikorları, enzime bağlı immünosorbent deneyi (ELISA), western blot ve immünofloresans (IFA) deneyleri dahil olmak üzere birkaç teknik kullanılarak tespit edilebilir. Bu teknikler, FIV virüsüne karşı bir immün yanıtı veren konakçı kedisine bağlıdır. Bir konakçı kedinin bir bağışıklık tepkisi oluşturmak için maruz kaldıktan sonra yeterli zamanı olmadıysa veya konakçı bağışıklık bastırması nedeniyle bir bağışıklık tepkisi oluşturamazsa, antikorlar FIV ile gerçekten enfekte olmuş bir kedide tespit edilemeyebilir.
Olumlu sonuçlar
Çok az sayıda kedi varsa, hiç enfeksiyon enfeksiyonu ortadan kaldırmaz, antikorların varlığı bir kedinin FIV ile enfekte olduğunu gösterir. Bu test çoğu veteriner teşhis laboratuvarları tarafından yapılabilir ve ayrıca veteriner kliniklerinde kullanılmak üzere kit formunda mevcuttur. Yanlış-pozitif sonuçlar ortaya çıkabileceği için, veteriner hekimler pozitif sonuçların farklı formatta bir test kullanılarak onaylanmasını tavsiye etmektedir.
Enfekte olmuş anne kedileri, FIV antikorlarını emziren yavru kedilere transfer eder, bu nedenle enfekte olmuş anne için doğmuş kedi yavruları, doğumdan sonra birkaç ay boyunca pozitif test sonuçları alabilir. Bununla birlikte, bu yavru kedilerin birkaçı aslında virüslüdür veya olacaktır. Enfeksiyon durumlarını açıklığa kavuşturmak için, FIV için pozitif test eden altı aylıktan küçük yavrular, en az altı aylık olana kadar 60 günlük aralıklarla tekrar test edilmelidir.
FIV aşıları, aşılanmış bir kedinin FIV virüsüne karşı, FIV ile doğal enfeksiyona yanıt olarak bir kedi tarafından üretilenlerden ayırt edilmesi zor olabilen antikorlar üretmesine neden olur. Bu nedenle, test sonuçlarını doğru yorumlayabilmek için bir kedinin FIV aşılama geçmişini (mümkün olduğunda) bilmek gerekir.
Olumsuz sonuçlar Olumsuz
bir test sonucu, kedinin vücudunun FIV'ye yönelik antikorlar üretmediğini gösterir. Çoğu durumda, bu bir kedinin enfekte olmadığını gösterir. Bununla birlikte, genellikle kan akışında saptanabilir antikor seviyelerinin görülmesi enfeksiyondan sekiz ila 12 hafta sürer, bu nedenle bu aralıkta yapılan testler yanlış negatif sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle, FIV ile enfekte olmuş veya bilinmeyen bir kedinin ısırığı gibi bilinmeyen bir FIV durumuna sahip olan bir kedi ile teması olan antikor-negatif kedilerin, en son maruz kalmalarından en az 60 gün sonra tekrar test edilmesi gerekir. Bu, kedinin vücut süresinin virüse karşı antikor geliştirmesini sağlar.
Çok nadir durumlarda, FIV enfeksiyonunun sonraki aşamalarındaki kediler, FIV antikor testlerinde negatif test edebilir çünkü bağışıklık sistemleri artık tespit edilebilir antikor seviyeleri üretmeyecek şekilde tehlikeye girerler.
Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testleri, bir virüsün genetik materyalinin kısa bölümlerini tespit etmek için tasarlanmıştır. Bu test, konakçı kedi tarafından üretilen FIV'ye karşı antikorların tespitine dayanmaz, bunun yerine FIV virüsünün kendisinin varlığını test eder (viral DNA'yı tespit ederek). Antikor bazlı testler enfeksiyon için ideal tarama testleri olsa da, bazı durumlarda (antikor pozitif yavru kedilerde enfeksiyonun doğrulanması veya FIV aşıları ile aşılanan kedilerin enfeksiyonunun saptanması gibi), PCR bazlı testler teorik olarak üstündür. PCR test yöntemleri umut vaat etse de, bu teknikler nispeten yüksek sayıda yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçlarla sonuçlanır, bu nedenle rutin olarak tavsiye edilmezler. Bununla birlikte, bu teknolojideki son gelişmeler
Tedavi / Yönetim / Prognoz
Ne yazık ki, şu anda FIV için kesin bir tedavi yoktur. Bununla birlikte, FIV ile enfekte olmuş bir kedinin sağkalımını tahmin etmek imkansız olsa da, FIV ile enfekte olmuş kedilerin, uygun şekilde yönetilirse, yıllarca görünüşte normal yaşamlarını yaşayabileceğini anlamak önemlidir. FIV ile enfekte olmuş bir kedi, enfeksiyonun bir sonucu olarak bir veya daha fazla ciddi hastalık yaşadıktan sonra, veya sürekli ateş ve kilo kaybı varsa, prognoz genellikle daha az elverişlidir.
FIV ile enfekte olan kedilere sıçratılmalı / kısırlaştırılmalı ve FIV enfeksiyonunun mahalledeki diğer kedilere yayılmasını önlemek ve diğer hayvanlar tarafından taşınan enfeksiyöz ajanlara maruz kalmalarını azaltmak için içeride tutulmalıdır. Onlar edilmelidir tam olarak besleyici ve dengeli diyetlerle beslenen bu tür çiğ et ve yumurta ve pastörize edilmemiş süt ürünleri gibi, ve pişmemiş yiyecekler, besin kaynaklı bakteriyel ve parazitik enfeksiyon riskini en aza indirmek için kaçınılmalıdır.
FIV bulaşmış kediler için sağlık ziyaretleri en az altı ayda bir planlanmalıdır. Tüm vücut sistemlerinin ayrıntılı bir fiziksel muayenesi, diş eti, gözler, cilt ve lenf bezlerinin sağlığına özel dikkat gösterilerek veteriner hekiminiz tarafından yapılacaktır. Kedinizin ağırlığı doğru bir şekilde ölçülecek ve kaydedilecektir, çünkü kilo kaybı genellikle ilk bozulma belirtisidir. Her yıl tam bir kan sayımı, serum biyokimyasal analizi ve idrar analizi yapılmalıdır.
FIV ile enfekte olan kedilerin sağlık ve davranışlarının dikkatli ve yakından izlenmesi, enfekte olmayan kediler için olduğundan daha önemlidir. Veterinerinize, kedinizin sağlığındaki değişiklikleri mümkün olan en kısa sürede uyarın.
Bazı antiviral tedavilerin bazı FIV ile enfekte olmuş kedilere nöbet veya stomatit (ağız boşluğunun iltihabı) ile fayda sağladığı ve çevreye dökülen virüs miktarını azalttığı gösterilmiş olsa da, herhangi bir antiviral tedavinin uzayacağına dair kesin bir kanıt yoktur FIV ile kedilerin hayatları. FIV için etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi, önemli araştırmaların konusudur.
Önleme
Kedileri korumanın tek kesin yolu, virüse maruz kalmalarını önlemektir. Kedi ısırmaları, enfeksiyonun bulaşmasının ana yoludur, bu nedenle kedileri içeride, onları ısırabilecek potansiyel olarak enfekte olmuş kedilerden uzak tutmak, FIV enfeksiyonuna yakalanma olasılığını belirgin şekilde azaltır. İç mekan kedilerinin enfekte olma ihtimalini azaltmak için, sadece enfeksiyon içermeyen kedilerin, enfekte olmayan kediler tarafından işgal edilen bir eve getirilmesini sağlamak için idealdir. Bazı durumlarda, enfekte olmayan kedilerden enfekte olmuş kedilerin ayrılması bir evde mümkündür ve eğer enfekte olmuş kedilerin enfekte olmayan kediler tarafından işgal edilmeleri gerekiyorsa bu idealdir.
Ne yazık ki, FIV ile enfekte olmuş birçok kedi, diğer kedilerle yıllarca yaşadıktan sonraya kadar teşhis edilmez. Bu gibi durumlarda, evdeki diğer tüm kediler test edilmelidir. İdeal olarak, enfekte olmuş tüm kediler, FIV bulaşma potansiyelini ortadan kaldırmak için enfekte olmayanlardan ayrılmalıdır. Bununla birlikte, FIV'nin öncelikle ısırık yaraları ile bulaşması nedeniyle, enfekte bir kediden enfekte olmamış bir kediye bulaşmanın, sosyal yapıları olan (yani, kedinin savaşmadığı hanelerde) hanelerde daha az muhtemel olduğunun fark edilmesi önemlidir.
FIV çoğu ortamda birkaç saatten fazla hayatta kalamaz. Bununla birlikte, FIV ile enfekte olmuş kedilere sıklıkla yeni gelenler için bir tehdit oluşturabilecek diğer bulaşıcı ajanlarla enfekte edilir. Bu nedenlerden dolayı, FIV ve / veya diğer bulaşıcı hastalıkların, FIV pozitif bir kedinin yaşadığı bir ortama getirilen bir kediye bulaşmasını en aza indirgemek, sağduyu, yiyecek ve su tabaklarının, yatakların tamamen temizlenmesini ve dezenfekte edilmesini veya değiştirilmesini gerektirir , çöp tavaları ve oyuncaklar. Seyreltilmiş bir ev tipi çamaşır suyu çözeltisi (1 galon su içinde dört ons çamaşır suyu) mükemmel bir dezenfektan yapar. Halıların süpürülmesi ve zeminlerin uygun bir temizleyici ile paspaslanması da önerilir. Yeni kediler veya yavru kediler, haneye girmeden önce diğer bulaşıcı ajanlara karşı uygun şekilde aşılanmalıdır.
FIV enfeksiyonuna karşı korunmaya yardımcı olan aşılar artık mevcuttur, ancak bunlar kediler için çekirdek aşılar olarak kabul edilmemektedir. Aşılanan kedilerin hepsi aşı tarafından korunmayacağından, aşılanan kediler için bile maruz kalmanın önlenmesi önemlidir. Yukarıda tartışıldığı gibi, aşılama gelecekteki FIV test sonuçlarını etkileyecektir ve herhangi bir aşılama, kedilerde aşıya bağlı sarkomun (bir kanser türü) ortaya çıkma riskini taşır, bu nedenle, aşı yaptırmanın avantajlarını ve dezavantajlarını veterinerinizle tartışmanız önemlidir. FIV aşılarının kedinize uygulanıp uygulanmayacağına karar vermenize yardımcı olmak için.
İnsan sağlığı ile ilgili endişeler
FIV, HIV'e (insan bağışıklık yetersizliği virüsü) benzer olmasına ve insanlarda AIDS'e (edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu) benzer bir kedi hastalığına neden olmasına rağmen, sadece kedigilleri etkileyen, türe özgü bir virüstür. FIV'in insanlarda hastalığa neden olabileceğine veya hastalığa neden olabileceğine dair hiçbir kanıt yoktur.

A.Şükran Demiralp, 31 Ocak 2019

16 Ocak 2019 Çarşamba

KENDİMİZİ NASIL YÖNETEBİLİRİZ?

Eğitimin kendisi sürekli tekrarlardan oluşmayacak; beynimizde otomatik yankılanan seslere, görüntülere dönüşmeyecek. Önce kendimize nesnel bakabilecek bilgi ve cesareti bize verebilecek; biz neden böyleyiz?
Vs....




Bastırmak / kışkırtmak yerine yönetmeyi nasıl öğrenebiliriz?


Derleyen: A.Şükran Demiralp, 16 Ocak 2019

Ekleme - 10 Ekim 2019; İnternetteki Bilimsel Makalelerden Özet:
 .  Yoğun duyguların kontrol edilmesi
. Yıkıcı davranışların azaltılması
. İlişkilerin geliştirilmesi
. Bizim ve başkalarının yanlış algılarını ve başkalarıyla etkileşime giren sorunları algılayan temel inanç ve davranışları tanımlamaya ve değiştirmeye yardımcı olunması
. Çeşitli ruh hali ve kaygı semptomlarının azaltılması


Derleyen: A.Şükran Demiralp, 
10 Ekim 2019

14 Aralık 2018 Cuma

"KAZALAR üzerine: Öğretimden ÇOK HATIRLAMALARA GEREKSİNİM OLDUĞU" üzerine; Kaynak: "Bilimin Arka Yüzü"

Rus uzman, Ankara’daki tren kazasının olası nedenlerini açıkladı

© AA / Mehmet Ali Özcan

24 Kasım 2019:  Gorbaçov: "Çernobil'de milyonda bir ihtimal olarak aynı anda 7 hatanın bir arada olması?" (27.dakika) 

https://twitter.com/cengizozakinci/status/1198512296953290752

---------------------------------------------------------------------------------------

1986 Yılının İlk Yarısından İki Kaza; Çernobil ve Challenger Uzay Mekiği

Bu kitapta katılmadığım bazı yorumlar olabilir. 
Ancak vurguladığı bence en önemli konu; yadsınamaz bir GERÇEK: 
Geçmişte olup biteni belgelere dayanarak İRDELEYEBİLMEK.... 

ALDIRMAZLIK hastalığının NEDEN -SONUÇ ilişkisini görebilmek.
BİLGİLERİ başkalarına AKTARABİLMEK ve İNSAN - MAKİNE etkileşimini 
DOĞRU DEĞERLENDİREBİLMEK (günümüzde yapay zeka vs)

ÇERNOBİL ve CHALLENGER UZAY MEKİĞİ  KAZALARINDA ihmal edilen; 

"Bilginin kullanmak ve disiplinin ise uygulamak için olduğu gerçeği..."


Dünya Tarihinde Nükleer Kazalar 


1957 Yılı Kyshtym Kazası




Mayak Nükleer Tesisine Ait Uydu Fotoğrafı
Kyshtym kazası, Sovyetler Birliğine ait  Mayak Nükleer Tesislerinde 29 Eylül 1957'de gerçekleşmiştir. (Mayak Nükleer Tesisine ait uydu fotoğrafı)
"Kyshtym kazası, nükleer atıkların depolandığı ve işlendiği tesiste meydana gelmiştir. Plütonyumun ayrıştırılması sonrası oluşan yüksek seviye nitrat içeren atıklar, yer altında paslanmaz çelik içindeki tanklarda tutulmaktadır. Tanklarda bulunan ısı değiştiriciler, tanklarda üretilen ısıyı uzaklaştırarak tankların  aşırı ışınmasını engellemektedir. 1956 yılında bir tankın ısı değiştiricisinin bir sorun sonucu kapatılmasından sonra, tankın soğutulmadan tutulmasının güvenli olduğu kararına varılmıştır. Ancak tankta 
gerçekleşen su buharlaşması sonucu tank içinde bulunan atıkların yüzeyinde 
nitrat ve asetat birikmesi olmuştur. Bu maddelerin hava ile teması ve izleme ekipmanlarından gelen bir kıvılcımsonucu toplamda 5-10 ton TNT patlamasına 
eşdeğer enerji salınmasına yol açan kimyasal bir patlama olmuştur. Bu patlama 
sonucu, toplam aktivitesi 20 megacurie olan 70-80 ton atık çevreye yayılmıştır. 
18 megacurie aktivitesine sahip atık patlama sahasına yakın dağılırken 
2 megacurie aktiviteye sahip atık rüzgar ile birlikte  geniş bir alana yayılmıştır. En az 2 curie aktiviteye sahip olacak şekilde kirlenmiş alanrüzgar ile 105 km uzunluğunda ve 
8-9 km genişliğinde bir alana yayılmıştır."

1979 Yılı Three Mile Island Kazası 




Three Mile Island Nükleer Santrali
Three Mile Island Nükleer Santrali
Three Mile Island Nükleer Santrali, Harrisburg, Pennylvania, ABD 
bölgesinin yakınlarında bulunan ve 2 basınçlı su reaktörüne sahip bir 
nükleer santraldir. Kaza 2. ünitede 28 Mart 1979 yılında, 
reaktör %97 güç ile çalışırken saat 04:00'te meydana gelmiştir. 
İkincil çevrimde gerçekleşen önemi az bir arıza sonucu ilk çevrimin
 soğutucusunda sıcaklığın yükselmesine sebep olmuştur. 
Bu durumda reaktör otomatik olarak kapatılmıştır. 
Bu noktada basınç düşürme vanasının kapanmaması, 
ilk çevrimde bulunan soğutucunun kaybına ve bozunma ısısının 
uzaklaştırılamaMAsına sebep olmuştur. Çekirdek bu olay sonucu 
önemli derecede zarar görmüştür. Operatörler reaktörün bu 
planlanmamış kapanmasını iyi teşhis edememiş ve uygun bir şekilde 
tepki verememiştir. Eksik kontrol odası araçları ve yetersiz acil durum 
müdahale eğitimi kazanın temel sebepleri olarak görülmektedir." 

1986 Çernobil

 "...İlk testi çabucak yapıp sonra çarçabuk tekrarlamak için türbin 
stop süpabından gelen acil alarm sistemini devreden çıkardılar ve 
soğutucuyu deneyin gerektirdiği en alt düzeye indirdiler. Reaktivite 
yükseldi, bir bilgisayar dökümü reaktörün kapatılması için uyardıysa da, 
onlar devam ettiler. Aynı anda olan iki şey reaktörü hızla felakete 
sürüklüyordu: Reaktivite yükseldi, azalan soğutucu ve soğutma 
suyunu hızla buharlaştırma noktasına getirdi.  
KAYNAK: Bilimin Arka Yüzü, Adrian Berry, 1989


2011 Yılı Daiichi Nükleer Santral Kazası

"Deprem meydana geldiği sırada reaktörler başarılı bir şekilde 
kapanmış ve soğutma dizel jeneratörler kullanılarak devam etmiştir. 
Deprem, 6 dış güç kaynağına zarar verdiği için soğutma işlemi 
dizel jeneratörler ile sürdürülmüştür. Dizel jeneratörler, türbin binasının 
tabanında bulunmaktadır. 41 dakika sonra ilk tsunami dalgası santrali vurmuş,  ve 8 dakika sonra ikinci dalga gelmiştir. Bu dalgalar, ana yoğunlaştırıcı devre ve yedek soğutma devrelerinin deniz suyu 
pompalarını su altında bırakmış ve hasar vermiştir. Dalgalar ayrıca 
türbin binasının zemininde bulunan dizel jeneratörleri de su altında 
bırakmış ve ana şalter ve bataryaları da su ile kaplamıştır. Bunun 
sonucunda santral kararması oluşmuş ve reaktörler ana soğutucu 
sistemden mahrum kalmıştır."


Devam edecek...
Derleyen: A.Şükran Demiralp, 14 Aralık 2018







18 Kasım 2018 Pazar

ZEKA, YETENEK ve AKIL Üzerine Örnekler; BİLİM ve ETİK Nerede?

10 Ocak 2019'da eklendi:

18 Kasım 2018 Pazar:


ZEKA ve YETENEĞİ GÖZLER ÖNÜNDE BİR KİŞİ ÖRNEĞİ: 
Dünyaca ünlü günümüzden bir piyanist; hangi ülkeden olduğu, kim olduğu bilgisi önemli değil. 2000 yılında bir gazete haberinde şaşırtan bir ifade şekli ile belleğimde unutulmaz yerini almıştı. 
Sonraki duyumlar: "Piyano ile ilgili bir ustalık sınıfı (masterclass) çalışması sırasında, izleyenleri şaşırtan; bi korkutan, bi güldüren şekilde, bi anda el hareketleri ve küfürler seri halde. Bunlar dışında ise piyano çalma tekniği ile ilgili, daha önce ayrıntılı açıklanmamış, çok önemli detay bilgiler verdiği şeklinde. 
Sonuç; katılımcılara bilgi ve deneyim olarak kattığı değer açısından muhteşemdi. Her piyaniste çalışması için tavsiye edilecek bir hocaydı." Belki 
sizin de tanıdıklarınız vardır benzer özelliklerde, değil mi? 

 AŞAĞIDAKİ ALINTI ise sosyal medyada çok paylaşım alan uluslararası bir KİŞİSEL GELİŞİMCİNİN: "Kişi hiddetini ifade etmek için yeterince akıllı değilse terbiyesiz sözler kullanır, bu sözler zeka eksikliğini gösteren kelimelerdir. Akıllı insanlar bu tür terbiyesiz kelimeleri kullanmazlar; çünkü bunu zekalarına hakaret olarak görürler." Buradan benim rahatlıkla çıkaracağım sonuç, bu ÜNLÜ kişisel gelişimci kendi bilgi, araştırma, gözlem ve deneyimleri konusunda NET olarak YETERSİZ - Bilim ve  bilimsel akıldan uzak birisi. Dolaysıyla paylaşımları hiç ETİK de değil.
Genel olarak da, İYİ ve KÖTÜ çerçevesi ile sınırlı bakış açımız ÇOK DAR. Herhangi bir kişinin ZEKA ve AKLINI hiç birimiz kendi ölçütlerimize göre tam olarak anlayamayız. 
"Neden böyle?" için  daha çok öğrenmeye, araştırmaya, daha çok insanı anlamaya çalışmaya ihtiyacımız var. 


Derleyen:
 A.Şükran Demiralp, 18 Kasım 2018