25 Kasım 2013 Pazartesi
24 Ekim 2013 Perşembe
"SORUNLARIN İNTİKAMI: Çözemeyeni Çözerler!" kitabına birinci yorum
SORUNLARIN İNTİKAMI’na
karşı derinden iyileşme üzerine,
Çözülemeyen sorunların kökünde, öncelikle sorunu iyi
tanımlayamamak yatar. Günümüze dek toplumların sorun çözme ve varlıklarını
sürdürebilme ilişkisi, kitabın arka yüzünde özetlenmiş: Günümüzde, enerji =
> Bir damla petrol = Bir damla kan ilkesi
Sorun Çözme Kabiliyeti(SÇK) _ezber, kök sorun, hayalet
sorun, sorun kimyası gibi_ Tınaz Titiz(TT)’in dilimize kazandırmaya çalıştığı
kavramlardan. Bir ortak akıl ürünü olarak derlenen kitapta bireysel, kurumsal,
toplumsal ve toplumlararası(koz kavramı) gibi konularda SÇK işlenir.
Kitap, SÇK yetmezliğinin başlıca kaynaklarını:
·
Kısır sorun çözme kültürü
·
İstismara açık alanlar
·
Birey yerine tebaa üyeliği
·
Vizyonsuzluk,
·
Kritik aydın
kütlesi oluşturamamışlık
·
Sorgulanmazlık
·
Sanatın gelişmeye etkilerinin idrakindeki
yetmezlik
olarak açıklar. Toplumdaki kısır sorun çözme kültürünün
ahlaksal tabanını inceler. Ezber / sorgulanmazlık kültürü ve İkili Kalıtım
Kuralı(İKK); gen kültür ilişkisi varsayımı ile, kısır sorun çözme kültürünün
kuşaklar arası geçişini gözler önüne serer.

“Eğitimden, teröre dek İnce ince tanımlanan sorunlara nasıl
çözüm bulunabilir / SÇK nasıl geliştirilebilir?” İçin bazı seçmeler:
·
Toplumsal tümörlerin oluşumu ve metastazında kök
nedenlerden olan ve biat-itaat kültürünün beslediği ezber / sorgulanmazlık /
bilimsel kuşkuculuktan habersiz eğitime karşı, yaşamın bir öğrenme olduğu,
yaşamdan bağımsız bir öğrenmenin olamayacağı ve ne öğreneceğine bireyin ancak
kendisinin karar verebileceğini önemle vurgular: http://bit.ly/15p3Qmc
·
Yine eğitimin en önemli bölümünün (%90) öbür
okullarda olduğuna dikkat çeker; filimler, diziler, medya, reklamlar gibi. Ve
“senaryo temelli eğitim”in her iki okul türündeki önemini açıklar: Sanatın
gelişmeye etkilerinin idrakinin geliştirilmesinin yolları için: http://bit.ly/V8q6PC
·
Sorunların yaratıcı çözümlerinin, ancak ve ancak
tüm paydaşların katılım ve katkısı sonucu “ortak akıl” ile bulunabileceğini
topluma anlatabilmenin örnekleri olan Beyaz Nokta Soruları: http://bit.ly/1dnwKfe
·
Bir insanın en önde gelen temel hak ve
özgürlüğünün koşullanmama hakkı olacağı, insanların gözardı edilen “korkmama =
haklarını kullanmaktan korkmama” özgürlüğü olduğunu, bunun içinde de bir düşünceyi
ifade edebilme özgürlüğü, inanç özgürlüğü vbg vurgular! İşte bu temel hakları
dikkate almayan, itaatkar bireyler yetiştiren koşullandırıcı eğitim nedeni ile
aydın kesim de, niteliksel bir kök sorun olarak son derece zayıf işlevsel bir
konumdadır.
Kitap, SÇK’nın gelişebilmesi
için, önce birey olabilmenin ve bir arada yaşayabilmenin önemini vurgular! Anne
ve babaların çoğu soruna, çocuklarının birey olabilmeyi öğrenmelerinin bir
fırsatı olarak bakabilmelerini, bu açıdan milyarda bir olasılıkla olabilecek
zararlara odaklanmamalarını, aksi takdirde hep korunmaya muhtaç zayıf
karakterler yetişeceğini örneklerle göstermeye çalışır. “Sorunlar, çözüm için doğru
sorulara çevrilebilir!”
“Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir
orman gibi kardeşçesine” yaşayabilmek, kendi ayakları üzerinde durabilen ve, bir
iç ve dış liderden komut almaksızın bir uyum içinde hareket edebilen “küme
zekası”na sahip bireyler için geçerli olabilir. Böyle bireyler, toplumda inanç
ve bilim çatışması gibi “vakum(kökü Latince Vacare boş olmak)= boşluk”
alanlarının bırakılmaması, ortak temel doğrular ile doldurulması, aksi durumda,
en ufak farklılıklarda sürekli bölünmeye gidileceği gerçeğinin farkındadırlar.
Farklılıkların her türünü anlamaya çalışan, bir kurtarıcı bekleme
tembelliğinden sıyrılarak, yaratıcı çözümleri ortak akıl ile belirleyebilen;
“ortak vizyon” geliştirebilenlerin varlıklarını sürdürebilecekleri bilimsel bir
gerçektir: “Küçük detaylarda bölünüp yokolmak yerine büyük resimde birleşerek
yaşamı sürdürebilmek!”
Şikayet etmeyi bırakıp doğru[*] düşünmek, etik davranmak ve kendini geliştirip
gerçekleştirerek toplumsal, evrensel gelişmeye katkı sağlayabilmek bütünün
haklarını korumayı vizyon edinebilmek için nitelik(eğitim, zeka, ruhsal, ahlak
bileşenlerin bir fonsiyonu olarak)li insanlar arası etkileşim ağları kurma, bunun
için Politika Belgeleri düzenleme gibi değer üreten eylemlere teşvik eder..
Çözüme giden yol için kitaptan kısaca:
“Gerçek” bir başlangıç noktası lazım!
Gerçek ve doğru(lar) farklı olabilir. İlk peşinden koşulması gereken
“gerçek”,ne(ler)in “doğru” olduğu ise ardıl adımlardır.
Manzara-i umumiyeden memnun olmayanların, ilk peşine düşmeleri gereken,
üzerinde uzlaşıya varılabilecek gerçek(ler)in neler olduğu, sonra da nelerin
yapılmasının doğru olacağıdır.
“Gerçek”ler ancak yanlışlanabilir gözlemlerle ortaya konulabilir; yani
bir kişinin –ne denli inanırsa inansın- saptadığı bir gerçek bu tanıma göre
gerçek değil, sadece bir kanaattir, hatta bir yanılgı dahi olabilir.
Görünen gerçeğe göre yapılacak doğru davranış örneklerinde nitelikli
bireylerin biraraya gelebilmesi, genel SÇK’ni artırabilir. Yukarıdaki
linklerdeki imza kampanyalarına katılım için ne düşünebiliriz?
[*] TT: Rasyonel (nedensel) ve kritik (eleştirel) düşünme genelde
birbiri yerine kullanılabiliyor. Halbuki; rasyonel
düşünme, neden-sonuç bağlantılarını kesintisiz ve yanlışlanabilir adımlar
halinde düşünmek; kritik (Yunanca-
iyiyi kötüyü ayırmak, kalburdan geçirmek, ayırt etmek) düşünme ise, bir sonuca yol açan çeşitli nedenleri
ağırlıklandırılarak düşünmek olup, bu
iki bileşen ancak “birlikte” kullanıldıklarında “doğru” olarak nitelenebilir
düşünme ortaya çıkıyor. Bu birliktelik sağlanmadığında, herhangi bir sonuca
yol açan ve kritik düşünme bileşenine göre az önemli olan –kişinin duyguları
doğrultusunda- herhangi bir nedenin, sonucu belirleyen esas neden olduğu
savunulabilir ki bu durumda nedensel düşünce tamamen işlevini kaybetmektedir.
Rasyonel ve kritik düşünme bileşenlerin tanımlarının dahi önemsenmemiş oluşu,
sorun çözme kabiliyetinin önemli bir gereği olan doğru düşünebilme aracından yoksun
kalındığını gösteriyor.

17 Ekim 2013 Perşembe
İrdeleme için "SORULAR YANITLARDIR!"
17-10-2013
BİR SORU
Varsayalım ki, üç robot var: A,B ve C; bunlardan herhangi
birisi hep DOĞRU, diğeri hep YANLIŞ, ötekisi ise, hayalinde attığı paranın yazı
/ tura gelmesine göre, bazan DOĞRU, bazan YANLIŞ söyler. Bu özelliklerine gör,
DOĞRUCU, YALNIŞÇI ve RASTGELE olarak isimlendirilirler.
“da” ve “ja” dan birisi EVET diğeri HAYIR demektir. Ancak
hangisi EVET / HAYIR bilinmemektedir! Robotlar soruları “da” ve “ja” olarak yanıtlarlar.
Ayrıca Türkçe de bilirler.
Bizden robotların hangisinin DOĞRUCU, hangisinin YALNIŞÇI ve
hangisinin RASTGELECİ olduğunu bulmamız için “EVET” ve “HAYIR” ile
yanıtlanabilecek sorular sormamız istenmekte.
Bunlara göre çözüm:
·
A,B ve
C’ye
SORU_1: Sen “DOĞRUCU” musun?
İRDELEME: Varsayalım ki, A veya B, ”DOĞRUCU” veya ”YALNIŞÇI” iseler, yanıtlar tablosu, örneğin,
aşağıdaki gibi olabilir:
A her zaman
|
da
|
da
|
da
|
B her zaman
|
ja
|
ja
|
ja
|
C, yazı, turaya göre değişir! Mesela
|
da
|
da
|
ja
|
Burada önemli olan A ve B’nin hep aynı, C’nin ise değişebilen yanıtlar
vereceğine dikkat edilmesidir!
SONUÇ_1: C=”RASTGELE” olur.
·
C=”RASTGELE” olduğuna göre,
A ve B’ye
SORU_2: (C=”RASTGELE”
Ve da=”EVET” mi?) Veya (C=”RASTGELE” Ve ja=”EVET” mi?) *
X = ”RASTGELE” Ve da=”EVET”Y = ”RASTGELE” Ve ja=”EVET”
SONUÇ_2: Bu bileşik sorunun cevabını EVET veren “DOĞRUCU” olacaktır. Çünkü,
C=” RASTGELE”dir. Bu durumda, varsayalım ki B= “YALNIŞÇI” olsun, C’ye “RASTGELE” değil diyeceği için, X ve Y’nin sonucu B
için “HAYIR” olur. Bu durumda
birleşik önermenin de yanıtı “HAYIR” olur. Ve A=”DOĞRUCU” çıkar.
SORU ve SONUÇ_3: A=” DOĞRUCU” ise, o zaman, da=”EVET” ve ja=”HAYIR” ise veya tersi ise bize DOĞRU
yanıtı söyler!
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
NOT: Burada A, B ve C’den herhangi
birisi herhangi bir nitelikte varsayılarak benzer mantık doğrulanabilir!
Kaynak ve..: http://bit.ly/174HYn6 yandaki linkten alınan soruyu kendime göre yeniden yazıp yanıtlamaya çalıştım. Çözüm için herhangi başka bir kaynak incelemedim. Kendi kendime irdelemeye çalıştım. Yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
Yukarıdaki linkten: "Mantıkçı
Raymond Smullyan'ın çalışmalarından üretilen ve John McCarthy'nin eklemeleriyle
zorlaştırılan.".
D=doğru, Y=Yanlış ise:
D Ve Y = Y, Y Ve D = Y, D Ve D = D, Y Ve Y = Y
D Veya Y = D, Y Veya D = D,
D Veya D = D, Y Veya Y = Y
15 Ekim 2013 Salı
12 Ekim 2013 Cumartesi
11 Ekim 2013 Cuma
BAYRAM KUTLAMASI
BAYRAMLAR HEPİMİZ İÇİN KUTLU OLSUNJ
Sevgi Kalkan'ın "Akşam Gazetesi" paylaşımı ile başlayan "Bayram" sohbetimiz:
Akşam Gazetesi - 25 Eylül 1934
ŞD: Pirzola'nın
"suni" olacağı günleri bekliyorum. Hayvanları öldürmeden:-)
Rev.2 Kasım 2013, "Andras Forgacs: Hayvanları öldürmeden deri ve et üretimi"
http://www.beyaznokta.org.tr/oku.php?id=438
Rev.2 Kasım 2013, "Andras Forgacs: Hayvanları öldürmeden deri ve et üretimi"
http://www.beyaznokta.org.tr/oku.php?id=438
SK: Şükran Hanım marketlerde et ürünlerinin içinde artık çok
az et var farkındamısınız, soya vs.. maddeler var...Etçil olmaktan kurtuluyor
insanlık yavaş yavaş galiba ne dersiniz ? Bazıları başka türlü protein
alamıyoruz, fiziksel güç bulamıyoruz diyorlar, ama alternatif protein
ürünleri oluşturuluyor sanırım bilim insanlarınca. Et yemeyenlerin şiddete
yatkın olmadıkları saptanmış birde...Yani vejeteryanlar şiddet sevmiyor,
savaşmıyorlar , daha çok sanat, bilim ve sporla uğraşıyorlarmış..İlginç değil
mi? Hele sürekli savaşların, şiddetin olduğu ülkelerde otçul beslense insanlar,
şiddet ve savaşlar biter mi, akılları başlarına gelir mi? kimseler kurban
olmadan şiddete sağlıklı, huzurlu yaşayabilirler mi ?
ŞD: Fiziksel gücü "et yemekte" bulanlar
bence kafalarını koşullandırmışlar. Sevgili hayvancıkların sütlerinde, yumurtalarında, kurubaklagillerde yeterince
protein var. Eskiye göre çok az et tüketen, meme kanseri de yaşamış bir kişi
olarak, şimdilerde kendimi çok daha iyi hissediyorum. İyi hissetmenin ötesinde
kanımdaki demir oranı da yediğim yeşil yapraklı sebzelerin de yardımıyla
oldukça iyi:-)) Aşırı tüketim insanların sinir sistemini, beynini olumsuz
etkiliyor. Aşırı protein, kafein ve birlikte tüketilen şeker, saldırganlığı
tetikleyebiliyor. Trafikteki terörden bu gibi maddelerin aşırı tüketilmesinin
de payı olduğunu düşünüyorum. Vejeteryanlarla ilgili araştırma gerçekten
ilginç:-)))
VE maalesef SEVAP kazanma TİCARETİ için yüzlerce hayvan ÖLÜM KAMPLARINDAlar:-(( 

ŞD: Yakındaki BAYRAM(!) kimin için BAYRAM(?); http://bit.ly/161IpHu
SK: Evet, hiç bir zaman sevemedim bu eski şaman adeti
kurban bayramını, ne ismini, nede kutlanma biçimini.Allah için kurban etme bana
hep çok saçma ve ilkel geldi, teolojik olarak da çok sorgularım bunu niye Allah
kurbanlar istesin? Allah tanımlarında kurban
isteyen bir özellik kalmamış olmalı artık bu çağda, hiç bir şey kurban
olmamalı.. Sosyal dayanışma yönü varmış eskiden proteinle beslenemeyen, et
alamayan yoksullar için, kutlama yapma yönü varmış falan...Ama bu koşullar,
yoksulluk bitirilirse sosyal yardımlaşma için falanda kalmaz gereği.., kutlama
yönünde çok saçma zaten, hayvancağızların ölümlerini mi kutluyoruz, birçok eski
toplumda var bu ritüeller ve çok kötü, hiç sevemedim, alışamadım çocukluğumdan
beri ramazan, şeker bayramını severim ben buna bayram bile diyemiyorum
ŞD: Halktan bir çok kişi de bu durumun farkında. Bir
şoför: "Çocukluğumda gözümün önünde kesilen kurbanın eziyetini gördükten
sonra et yiyemez oldum. Sağlığım da çok iyi:-))" diyordu. Daha bir çok
örnek var. MEDYA vbg ÖBÜR OKULLAR sadece resmi işlerine geldiği gibi çekerek
RANT sağlamak yerine, evrensel konularda iyileşmeye neden olabilecek artı değer
üretimine odaklanabilmeliler. Bu dünya hepimizin.
SK: Evet aslında hangi kültürde doğuyorsak aklımız ve
yüreğimiz sorgulama yapabiliyor ama önemli olan bu sorgulamalar sonrası
kültürün hangi öğelerinin iyi , hangisinin kötü olduğuna karar vererek devam
ettirmek veya vaz geçmek. Ölçüler , kriterlerde bilimsel
bilgi ve vicdan olmalı..Vazgeçmek lazım kültürümüzde bu var, illede devam
ettireceğiz dersek ve çocuklarımızı da kurban geleneklerine göre yetiştirirsek
hiç bir ilerleme olmaz...Ben asla çocuğum olursa kurbanı öğretmek
istemem..Kurbanı öğrenmeyen, kurban etmeyi, kurban olmayıda öğrenmez.
SK: Belki yazdığınız gibi çok kişi bu durumun farkında
ama sosyal baskılardan dolayı devam ettiriyorlar, ancak böyle konuşa konuşa,
bilimsel bilgileri aktara aktara tartışılır hale getirebiliriz de kurban etme
adetinden vazgeçer toplum yavaş, yavaş
, çok daha yararlı uygulamalarla bayram kutlanmaya geçilir, çocuklarda hayvan
öldürmenin , kurban etmenin bayram kutlamasıyla ne alakası olabileceğini
sorgulamak zorunda kalmazlar ilerde.. Gerçi gelişmiş dediğimiz batı
toplumlarında da bu tür adetler var gençler güçlerini kanıtlamak için
hayvanları toplu olarak avlamaya çıkıp katlediyorlar falan.. Umarım onlarda
sorguluyorlardır kültürlerindeki çağımıza uymayan geleneklerini..
ŞD: Evet, sorgulayabilen ve vazgeçenler var.
İspanya'nın bir bölgesinde BOĞA GÜREŞİ kaldırıldı diye biliyorum. Aslında
dediğiniz gibi, zaman içinde dünyadaki benzer durumları derleyip gözler önüne
sermeli.
SK: ortalama her 4 saniyede 1 fokun kafasına sopa
vurularak öldürüldüğü avlar var.. Kanada, İskandinav ülkeleri falan, :(
sırf Kanada'da 2004 av mevsiminde 365971 fok katledilmiştir...
http://www.hsus.org/…ut_the_canadian_seal_hunt.html
sırf Kanada'da 2004 av mevsiminde 365971 fok katledilmiştir...
http://www.hsus.org/…ut_the_canadian_seal_hunt.html

The Humane Society of the United States is the
nation's largest and most effective animal protection organization
ŞD: Yani AVRUPA BİRLİĞİ falan hiç bize hava
atmasınlar. Bu konu evrensel bir İNSANLIK AYIBIDIR. Her ülkenin hayvanlara,
doğaya karşı sabıka kayıdı oldukça yüklü!. Bu nedenle, başta GELİŞMİŞ ÜLKELER
olmak üzere, dünya çapında her ülke kendi geleneklerini vbg sorgulamalıdır!
ŞD: Gelenekler dışında bir de PARA hırsı nedeni ile
kafeslerde tıkılan, bilim için kullanılan, yatak için yolunan,... say say
bitmeyen durumlar da BÜTÜNün hakları için ilgilerimize muhtaç. Ve aşağıdaki haber umut veriyor:
13 Eylül 2013 Cuma
Kurban Bayramı
"Bayram"lar için...
Mayıs 2012'de yazılmış http://bit.ly/17j0fHJ linkinden alıntı: "Ulusal ölçekte yayın yapan TV kanallarının birisinde, kurban için getirildiği pazardan can havliyle kaçan bir danayı döverek kaçmamaya razı etmeye çalışan “insan”lar köylü ve eğitimsiz, bu sahneleri ana haberlerde –dana güreşi alt yazısı ve bir oyun havası eşliğinde- gösterirken neşeyle açıklamalar yapan spiker bütünlüğü idrak edememiş bir eğitimli kentlidir." VE....
Mayıs 2012'de yazılmış http://bit.ly/17j0fHJ linkinden alıntı: "Ulusal ölçekte yayın yapan TV kanallarının birisinde, kurban için getirildiği pazardan can havliyle kaçan bir danayı döverek kaçmamaya razı etmeye çalışan “insan”lar köylü ve eğitimsiz, bu sahneleri ana haberlerde –dana güreşi alt yazısı ve bir oyun havası eşliğinde- gösterirken neşeyle açıklamalar yapan spiker bütünlüğü idrak edememiş bir eğitimli kentlidir." VE....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



