26 Eylül 2012 Çarşamba

İyi ve Kötünün Ötesinde Bilimsel Şüphecilik: Bilim ve Bilimsel Düşüncenin Toplumsal İşlevi İçin


26-08-2012

 Rev.2

06 - 11 - 2015

American Psychiatric Association includes Caffeine Withdrawal in the latest edition of its Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM 5):

Criteria for cannabis and caffeine withdrawal were added.

 DSM-V : 18 Mayıs 2013 tarihide yayımlandı!

Kaynak: Türkçe ve İngilizce Wikipedia.

 

BİLGİ: 

Madde kullanımı ve bağımlılıkla ilişkili bozukluklar başlığı altında kafein kullanımı ile ilişkili bozukluklar da Mental Bozuklukların Tanı Ölçütleri (DSM; İngilizce açılımı: The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) kitabı son sürümüne (DSM-5) de eklendi!!

http://bit.ly/2b2UibW

 

Neden bu bilgiyi verme gereksinimi duydum?

  1. Aşırı savunulan her konu araştırma dürtümü hareketlendirir! Bence, nesnel olmadan; artı ve eksileri yerine GENELDE ARTILARI / EKSİLERİ ÖN PLANA çıkarılarak sunma biçimlerini sorgulamak DOĞRU DÜŞÜNMEYE yaklaşabilen bir dünya için gerekli şartlardan biri!

  2. Uzman (!) / değil; bir çok kişide kendini, bağımlıklarını farketmeme ve / ya değiştirmeme alışkanlığı, tercihi (?) ve/ya korkusu varsa, gözü kara savunmaya kayabiliyorlar.

  3. Yıllarca doktorlara kafein kullanımı ile ilgili gözlemlerimize dayanan kuşkularımızı dile  getirdiğimizde bizi hiç ciddiye almadılar!

  4. Elbette doz önemli, ancak unutmayalım ki DOZ kişiye göre çok oynak bir ölçü OLABİLİR! Mesela, bazılarımızı bir arı sokması hiç etkilemezken bazılarımızda çok önemli sonuçlara yol açabilir vbg..

  5. Ek olarak, bağımlılık yapan hemen her madde giderek daha yüksek dozlara ihtiyaç hissettirir!

  6. Yapılan araştırmalara göre, bazı psikiyatrik ve belki diğer ilaçlarla birlikte kafein kullanımı sakıncalar yaratabilmektedir!

  7. MİGREN (Oliver Sacks) kitabından okuduğum bilimsel gözlem ve uygulamalara ve de bazı migrenli arkadaşlarımdan da duyduğuma göre, kafein krizlerine iyi gelmektedir!

  8. 14- 10- 2012, Yahoo sağlık linkinden önceden aldığım bir haber: 
    Coffee, Green Tea, and Energy Drinks

    Caffeine can pose a serious health threat when taken with stimulants. Avoid a cup of joe when taking ephedrine (appetite suppressants), asthma prescriptions, and amphetamines (such as Adderall).
     Kafein, stimülanlarla alındığında ciddi sağlık tehditi yaratabilir. Ephedrine(iştah baskılayıcı), astım ilaçları ve amphetaminler alınırken bir fincan bile kahve içmekten kaçınınız.

  9. Kendi gözlemlerimiz göre, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, panik atak, tik ve takıntıları  ve etkileşimli durumlarını tetikliyor! Akademisyenlerin dikkatine sunarız!

A.Şükran Demiralp - Oğuz Demiralp





26-08-2012 
Teşekkürler, ikinci bir kahve yazısı daha yazacağım… yardımı ve katkısı olacak yazdıklarınız… teşekkürler…. Haklısınız kuşkucu olmak iyidir… J

 Sayın ... teşekkür ederim. Yazınızı ilgiyle okuyacağım. Saygılarımla,

Aydın Sorumluluğu_1
Not: Altı çizgili yazılar link içerir!
26-08-2012

Sayın MÇ,

“Bilim ve Bilimsel Düşüncenin Toplumsal İşlevi”ni yerine getirebilmesi için,  kalıpları sorgulama ve bilimsel şüphecilik konuları özel ilgi alanımdır. Toplumumuzdaki insanların nitelik dokusunun kalitesi için etik ile birlikte bu konuları anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum: “Ben ne yapabilirim bu dünya için?” için.
Aşağıdaki yazınızın karşılarına kırmızı cümlelerimi ekledim.

Saygılarımla,

A.Şükran Demiralp,

26 Ağustos 2012
Bir Gazetenin eki, Doç. Dr. .....'in "Kahve iyidir" başlıklı aşağıdaki yazısı _siyah olanlar_ ile ilgili olarak kırmızı cümlelerim:


KAHVE İYİDİR ! BELKİ BAZILARI İÇİN!  

Kahve denince insanın aklına keyif geliyor…Herkesin mi? 

Kahve sadece bir tat değil, aynı zamanda sohbet, dostluk, arkadaşlık demek... Bazıları için! 

Ama ne yazık ki, her keyifli şey gibi sağlığa zararlı olarak algılandı hep. Dünya ticaretinde petrolden sonra 2nci sırada olduğu bilgisi var. Bu bilgi doğruysa, sizin yazdığınız “sağlığa zararlı” algısı ters işlemiş görünüyor. 

Hatta kahvenin pankreas kanserine neden olduğu bile ileri sürüldü. Ben de internette böyle bir bilgiye rastlamıştım.  

Yapılan bazı çalışmalar, pankreas kanseri sıklığı ile kahve kullanımı arasında paralellik olduğunu istatistiksel olarak gösterdi ve kahve uzun yıllar pankreas kanserine neden olan bir içecek olarak anıldı. Pek de yaygın bir anılma değildi bence. Kahve içen insanların büyük bir çoğunluğu bu bilimsel araştırmadan haberdar mıydı? Emin değilim. Veya umursamıyorlar.

Saptamanın yanlışlığı ancak yakın zamanlarda anlaşılabildi. %100 kesinlikte mi? Kahve tiryakilerinin iyi birer sigara içicisi ve sigaranın pankreas kanseri sebeplerinden biri olması kahveyle ilgili bu yanlış inanışın nedeniydi. Diyelim ki %100 kesinlikte tek başına kahve masumdur. Peki bu durumda kahve ile düzgün tüketildiğini varsaydığımızda, kahve + sigara dışında, başka kahve + X maddesi asla yoktur diyebilir misiniz? 

Ne demiş Mark Twain? 

Üç tür yalan vardır. Pembe yalanlar, kuyruklu yalanlar ve istatistik…” 

Çok hoş ama bu önerme doğru değil tabii, istatistik masumdur hep. 

Doğru istatistik model kullandığınızda “yanıltan” istatistik değil, onun yorumudur. Gerçekte istatistik, bilimin ve aklın en büyük yardımcısıdır. “Etik olarak yapılan araştırmalardaki istatistiksel veriler bile, parametreler değiştirilerek yapıldığında değişik sonuçlar verebilir.” Önermesi sanırım doğrudur. Bir de “inancını haklı çıkarmak” için yapılan etik dışı istatistikler de olmuyor diyebilir miyiz? 

Geçtiğimiz günlerde dünyanın en saygın tıp dergilerinden biri olan New England Journal of Medicine’da çok önemli bir makale yayımlandı. 

Çalışma, yaşları 50-71 arasında değişen 229.119 erkek ve 173.141 kadın denek içeriyordu ve 1995-2008 yılları arasında gerçekleştirilmişti. 

Sonuç şaşırtıcıydı.  

Günde 2-3 fincan kahve içen erkeklerde, içmeyenlere göre ölüm riski %10, kadınlarda ise %13 azalıyordu”. Ölüm riski derken “kalpten ölüm riski” kastediliyor sanırım. Bir de kahve içenlerin daha aceleci ve sabırsız olabileceğine dair araştırma yapılsa acaba nasıl sonuçlar çıkabilirdi? Bir varsayım: “Tiryakilik yani bağımlılık dozunda her gün tüketilen kahve, içindeki kafein nedeni ile, tüketimi aniden durdurduğunuzda “yoksunluk” tepkilerine neden olabilir. Bu tepkiler ise, örneğin hızlı araba kullanma, çabuk sinirlenme, baş ağrısı vbg durumların nedeni olabilir.”  

Bu bulgular, kahvenin üzerindeki kara bulutları dağıtmaya yeter mi, bilinmez. Bilim hiçbir zaman tatmin olmaz, bilim adamı şüpheyle yaklaşır diye biliyorum. 

Nitekim birçok başka klinik veri, kahve kullanımının damar sertliği için risk olan düşük ağırlıklı kan yağlarını (low density lipoprotein) yükselttiğini, kan basıncında geçici de olsa bir artışa neden olduğunu ve kalp hastalığı için risk taşıdığını gösteriyor. Bu veriler bile “şüphe” ile yaklaşmamız için yeterli değil mi? Kahve iyi midir? Kötü müdür? Yoksa bulanıklık mı söz konusudur. 

Ancak bu ilişkilerde tıpkı pankreas kanserinde olduğu gibi sigaranın ne kadar parmağı var, net belli değil. 

“New England Journal of Medicine” dergisinde yayımlanan çalışma sonuçları sigara ve kahve ilişkisine de bir yanıt veriyor. En azından sigara ve kahve tiryakileri keyiflerinin bir kısmını sorgulamak isteyebilirler.

Çalışma, sigara ile beraber kahve içenlerde ölüm oranının yüksek olduğunu ortaya koyuyor.  

Yani kahvenin yaşamı uzatması için tütün kullanılmaması kesin gerekiyor. Sadece “tütün” mü suçlu, başka X’ler yoktur diyebilir miyiz? 

Bir diğer önemli nokta da günde içilen kahve miktarı…”Doz” her türlü tüketim için en önemli konuların başında diyebiliriz sanırım.  

Eğer fincan sayısı artıyorsa denge tersine dönüyor ve risk hiç kahve içmeyenlere göre artıyor. “Kafein” gibi bağımlılık yapıcı maddelerin bir süre sonra daha çok tüketmeye zorladığı bilgim yanlış mı acaba? Bir de burada “bir fincan kahve” tanımı çok belirsiz bir doz. Fincandan kastınız, Türk kahvesi için kullanılan fincanlar mı? Kahve Türk kahvesi diye anılan mı? Bir fincan kahve için kullanılan kaşık çay kaşığı mı, tatlı kaşığı mı? Kabul edersiniz sanırım, telveli köpüklü bir fincan kahve ile, köpüksüz daha seyreltik bir fincan kahve aynı oranda değildir. Ben size öyle bir fincan kahve hazırlarım ki, üç fincan içmiş gibi olabilirsiniz. 

Çalışma, ölüm riskinin günde 6 fincan ve daha fazla sayıda kahve içen erkeklerde içmeyenlere göre %10, kadınlarda ise %15 daha fazla olduğunu gösteriyor. 

Çalışma sonucunda ulaşılan bir diğer önemli sonuç ise kahvenin kanserden ölüm riski üzerine etki etmiyor olması…  

Yani kahve kanser riskinden korumuyor. Bazen da koruyor diye haberler çıkıyor. Sanırım popüler bilim dergilerinin ve uzmanların her yapılan araştırmayı tek tek “koşullayıcı” biçimde vermeleri yerine, t anından t+x anına dek yapılan araştırma sonuçlarını paylaşması gerekiyor. Ve topluma bu sonuçları nasıl yorumlamaları gerektiğini, yani “mutlak doğru / mutlak yanlış” saplantılarına girmemeleri uyarısını açıklayabilmek çok önemli. Siz de yazınızın bir bölümünde bunu yapmışsınız. Bu bölüm için teşekkür ederim. Ancak başlık ve bu satırdan itibaren 2 paragraf aşağısı tüm nesnelliğinizi yok ediyor. 

Doğru yorumlar için yeni verilere ve çalışmalara gereksinim olduğu çok açık. 

Ama benim kendi hesabıma öğrendiğim; sigara içmeyenler için günde 2-3 fincan kahve iyidir. Bu yorumunuz beni üzdü. Sizin kendi hesabınız en çok size uyar. Benim gibi heyecanlı ve hareketli olanlar, bir fincanda bile artan kalp çarpıntıları ile rahatsız olabilirler.  

Buna çok sevindim, dedim ya, kahve benim için dostluktur, sohbettir, keyiftir. 

Hatta biraz daha fazlası, aynı zamanda bir dostun da adıdır. 

Prof Dr HA…  

Gerçek bir bilim insanı, iyi bir dost ve tanıdığım en iyi kahve sever... 

Eğer bir kahve tiryakisiyseniz, bir gün benim bayram günü yaptığımı yapın. 

Kendinize bir fincan kahve hazırlayın, elinize sevgili HA ağabeyin “Kahve ve Sağlık” isimli kitabını alın, okumanın ve kahvenin zevkini çıkarın.  
Eğer kucağınızda bilgisayarınız ile yaşayan biriyseniz  www.?????  adresine de girebilirsiniz. 

HA’ın yazdıklarını okudukça içtiğiniz kahveyi daha iyi tanıyacak, içmekten daha büyük bir keyif alacaksınız, emin olun Tamamen bir reklamcı gibi davranmışsınız. Dostunuzu sevmenizi saygıyla karşılarım. Ancak, bu derece “emin” olmanız ve diğer insanları da ikna etme çabanız özellikle de bir doktor olmanız nedeniyle, bana akademisyen bir arkadaşımın satırlarını anımsattı: “Bir konuda en doğrusunu o konunun uzmanı bilir” sorgulanması gereken bir kalıptır: http://www.ezberkaliplarinisorgula.com/ 
Not: (Ben sigara hiç kullanmadım.)
Lütfen yanıtlayabilir misiniz? Çayı seven bir kişi olarak, çay ve kahvenin içindeki boya maddelerinin alyuvarlara bağlandığı ve kansızlık yapabildiği duyumum doğru mudur?


Kahve ile ilgili bazı alıntılar ve fotoğraflar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahve linkinden: "Kahve, kökboyasıgiller (Rubiaceae) familyasının Coffea cinsinde yer alan bir ağaç ve bu ağacın meyve çekirdeklerinin kavrulup öğütülmesi ile elde edilen tozun su ya da süt ile karıştırılmasıyla yapılan içeceği.




Bol yağışların ardından kahve ağacı, yılda iki ya da üç kez bembeyaz muhteşem çiçekler açar. Güçlü ve keskin kokuları kimi zaman yasemini kimi zaman portakal ağacının çiçeğini andırır. Yeni çiçek vermeye başlamış bir ağaç, dallarında bir yılda toplam 20-30 bin çiçek taşır.
Kahve çiçekleri açtıktan birkaç saat sonra solmaya başlar ve yavaşça meyve olmak için
hazırlanırlar." 14 Ekim 2012, Yahoo sağlık linkinden aldığım bir haber: 

Coffee, Green Tea, and Energy Drinks


5 of 9

Caffeine can pose a serious health threat when taken with stimulants. Avoid a cup of joe when taking ephedrine (appetite suppressants), asthma prescriptions, and amphetamines (such as Adderall).
 Kafein, stimülanlarla alındığında ciddi sağlık tehditi yaratabilir. Ephedrine(iştah baskılayıcı), astım ilaçları ve amphetaminler alınırken bir fincan bile kahve içmekten kaçınınız.

Kahve çiçekleri, kavrulmuş kahve çekirdekleri                  

 Kahve çiçekleri


Kahve meyvesi

5 yorum:

  1. Çok güzeeel...çok güzeeeelll..."Uzmanlar her şeyin doğrusunu bilir" düşüncesi,gerçekten iyice sorgulan
    ması gereken bir şey.Uzmanlar,özellikle T.V.,Gazete
    ve Sosyal Medya gibi,büyük kitlelerin yoğun olarak etkilendiği mecralarda,daha özenli davranmalı,sizin yaptığınız gibi,bilim insanına yakışır bir üslup kullanmalı,yani "şüpheci" olmalıdır.Toplumsal sorum
    luluk bunu gerektirir.Elinize sağlık Şükran hanım..

    YanıtlaSil
  2. http://www.ted.com/talks/ben_goldacre_battling_bad_science.html

    YanıtlaSil
  3. http://bit.ly/1igyOFO linkindeki Füsun Saka'nın haberinden alıntı:

    * Antidepresan kullanırken sigara içmeye devam etmek antidepresanın etkisini düşürüyor.
    * Kahvenin içindeki kafein bazı ilaçların çözülmesini yavaşlatıp ilacın vücutta birikmesine neden oluyor, bazı ilaçların da vücuttan atılmasını hızlandırıyor.

    YanıtlaSil

  4. 1. Aşırı savunulan her konu araştırma dürtümü hareketlendirir! Bence, nesnel olmadan; artı ve eksileri yerine GENELDE ARTILARI / EKSİLERİ ÖN PLANA çıkarılarak sunma biçimlerini sorgulamak DOĞRU DÜŞÜNMEYE yaklaşabilen bir dünya için gerekli şartlardan biri!
    2. Uzman (!) / değil; bir çok kişide kendini, bağımlıklarını farketmeme ve / ya değiştirmeme alışkanlığı, tercihi (?) ve/ya korkusu varsa, gözü kara savunmaya kayabiliyorlar.
    3. Yıllarca doktorlara kafein kullanımı ile ilgili gözlemlerimize dayanan kuşkularımızı dile getirdiğimizde bizi hiç ciddiye almadılar!
    4. Elbette doz önemli, ancak unutmayalım ki DOZ kişiye göre çok oynak bir ölçü OLABİLİR! Mesela, bazılarımızı bir arı sokması hiç etkilemezken bazılarımızda çok önemli sonuçlara yol açabilir vbg..
    5. Ek olarak, bağımlılık yapan hemen her madde giderek daha yüksek dozlara ihtiyaç hissettirir!
    6. Yapılan araştırmalara göre, bazı psikiyatrik ve belki diğer ilaçlarla birlikte kafein kullanımı sakıncalar yaratabilmektedir!
    7. MİGREN (Oliver Sacks) kitabından okuduğum bilimsel gözlem ve uygulamalara ve de bazı migrenli arkadaşlarımdan da duyduğuma göre, kafein krizlerine iyi gelmektedir!
    8. 14- 10- 2012, Yahoo sağlık linkinden önceden aldığım bir haber:
    Kafein, stimülanlarla alındığında ciddi sağlık tehditi yaratabilir. Ephedrine(iştah baskılayıcı), astım ilaçları ve amphetaminler alınırken bir fincan bile kahve içmekten kaçınınız.
    9. Kendi gözlemlerimiz göre, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, panik atak, tik ve takıntıları ve etkileşimli durumlarını tetikliyor! Akademisyenlerin dikkatine sunarız!
    A.Şükran Demiralp - Oğuz Demiralp

    YanıtlaSil